Başkan Albayrak Gazetecilerle İftarda Bir Araya Geldi - Eskişehir Öteki Eskişehir Haber

Eskişehir Magazin

Başkan Albayrak Gazetecilerle İftarda Bir Araya Geldi

Başkan Albayrak Gazetecilerle İftarda Bir Araya Geldi
Yayınlama: 18 Mart 2026 Çarşamba - 703
A+
A-

Eskişehir’in Kaderi: Bir Yanda "Ölüm Çukurları", Diğer Yanda "Kapsamlı Projeler"

Eskişehir’de son bir haftadır iki farklı manzara izliyoruz. Bir yanda Zincirlikuyu’da 9 yaşındaki Ömer’in hayatına mal olan o uğursuz çukurun 24 saat içinde alelacele "kapatılarak" ayıbın örtülmeye çalışılması; diğer yanda ise AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak’ın iftar sofrasında şehrin geleceğine dair "YHT Hattı" müjdesi vermesi...

Şehir, bir taraftan ihmalin karanlığında yas tutarken, diğer taraftan "Kim yönetecek?" sorusunun siyasi hesaplaşmasına sahne oluyor.

Ayıp Örtmek mi, Hizmet Etmek mi?

Daha dün yazdık; Ömer’in öldüğü sokağa 24 saat sonra asfalt yaması yapmak, bir hizmet değil, hukuk önünde bir "delil karartma" şüphesi, kamuoyu nezdinde ise devasa bir vicdan borcudur. Gürhan Albayrak’ın basın iftarında kurduğu şu cümle, bu ihmalin siyasi faturasını net bir şekilde kesiyor: "Mazeret üreten insan, o işi yapmak istemiyor demektir."

Gerçekten de öyle... Belediye "siyaset üstü kalsın" diyerek topu taca atarken, Albayrak "İlla birinin olta atmasını mı bekleyeceksiniz?" diyerek Baksan’dan Zincirlikuyu’ya kadar uzanan o ihmal zincirini ifşa ediyor. Bir iftar çadırı kurmaktan aciz olduğunu iddia ettiği belediyelere karşı, "Biz her gün 1700 kişiyi doyuruyoruz" diyerek sahadaki "organizasyon" farkını vurguluyor.

Hat Boyu: Kanayan Yaraya Neşter mi?

Albayrak’ın iftardaki en dikkat çekici çıkışı ise kuşkusuz YHT Hattı üstündeki alan (Demiryolu geçişi) ile ilgiliydi. Eskişehir’in yıllardır "ha yapıldı, ha yapılacak" denilen, estetiği bozan ve şehri ikiye bölen o hat boyu bölgesi için "Kapsamlı bir proje hazırlıyoruz" müjdesini verdi.

Şehrin merkezindeki bu stratejik alanın "yaşam kalitesini dönüştürecek" bir projeye evrilmesi, Eskişehir için yarım asırlık bir sorunun çözümü demek. Ancak vatandaşın zihnindeki o acı soru hala baki: "Hat boyuna dev projeler yapacak olan irade, mahalle aralarındaki o 'katil çukurları' neden görmezden geliyor?" veya "Belediye, ana caddeleri yönetemezken bu büyük projelerin neresinde duracak?"

Sandık Şart mı?

Başkan Albayrak, "Sandık bir an evvel gelmeli" diyerek erken bir yerel seçim çağrısı yaptı. Tepebaşı ve Odunpazarı belediyelerinin "yönetilemediğini", işçi maaşlarının ve emekli tazminatlarının ödenemediğini iddia ederek, Eskişehir’in bu "akıbetten" kurtulması gerektiğini savundu.

Son Söz: Eskişehir artık "mazeret belediyeciliği" ile "proje vaatleri" arasına sıkışmış durumda. Bir yanda 24 saatte kapanan ama hesabı sorulmayan ölüm çukurları, diğer yanda şehrin çehresini değiştireceği söylenen YHT projeleri...

Ama Ömer’in annesinin, babasının acısı ne YHT projeleriyle ne de derme çatma asfalt yamalarıyla diner. Bu şehirde siyaset yapılacaksa, önce o çukurların hesabı verilmeli, sonra "vizyon projeleri" konuşulmalıdır. Çünkü mazeretlerin bittiği yerde, gerçeklerin (ve ihmallerin) acı yüzüyle karşılaşmaya devam edeceğiz.



Gönderen: haber



Bir Yorum Yazın
Bu habere yorumlar
Copyright © 2025 - Künye