İyi Parti İşaret Etti: Tepebaşındaki İhale Ağı ve “İlişkiler” Analizi - Eskişehir Öteki Eskişehir Haber

Eskişehir Magazin

İyi Parti İşaret Etti: Tepebaşındaki İhale Ağı ve “İlişkiler” Analizi

İyi Parti İşaret Etti: Tepebaşındaki İhale Ağı ve “İlişkiler” Analizi
Yayınlama: 1 Nisan 2026 Çarşamba - 367
A+
A-

Eskişehir kamuoyunda “Ahmet Ataç ve İhaleler” denildiğinde, dikkatler doğrudan belediyenin “sadık tedarikçi havuzuna” çevriliyor. İhale yasasının istisnalarını adeta “ana kural” haline getiren yönetim, şeffaf ihale yerine “kapalı devre” bir ekonomi modeli mi kurdu?

Tepebaşı Belediyesi’ndeki ihale süreçleri, İYİ Parti İlçe Başkanı Reşat Küçükerkan’ın “hesap verilebilirlik” çıkışıyla birlikte mercek altına alındı. Belediye yönetiminin 25 yıllık süreçte inşa ettiği “ihale ekosistemi”, sadece bir hizmet alımı değil, aynı zamanda siyasi-ticari bir dayanışma ağı olarak tanımlanıyor.

İhale Sistemindeki “Sıkıntılı” Dönüşüm

Belediyenin son dönemdeki doğrudan temin ve pazarlık usulü ihalelerine baktığımızda, şu şablon dikkat çekiyor:

  1. “Eşik Altı” Yönetimi: Büyük projeler, parçalara bölünerek doğrudan temin limitinin altına çekiliyor. Bu sayede ilan süreci atlatılarak ihaleler, önceden belirlenen firmalara “davet” usulüyle veriliyor.

  2. Sürekli Tedarikçiler: Temizlik, organizasyon (konser, festival vb.), kırtasiye ve inşaat malzemeleri alımlarında, piyasadaki birçok yerel firma yerine her dönem aynı isimlerin öne çıkması, “şanslı firmalar” kavramını doğurdu.

  3. İhale Şartnameleri: Şartnamelerin, adrese teslim bir şekilde (belirli bir marka, belirli bir teknik detay veya çok kısıtlayıcı yeterlilik şartları) hazırlandığı ve böylece rekabetin baştan engellendiği iddiaları, müfettiş incelemelerinin ana konusunu oluşturuyor.

“İlişkiler” Ağında Öne Çıkan İddialar

Kamuoyunda konuşulan ve bakanlık müfettişlerinin “dosya bazlı” incelediği iddialar şunlardır:

  • Siyasi-Ticari Bağlar: İhaleleri alan bazı firma sahiplerinin, belediye bürokratları veya parti yönetimiyle akrabalık/arkadaşlık ilişkisi içinde olması, “ihale davetiyesi” almanın en kısa yolu olarak görülüyor.

  • Müteahhit-Belediye Ortaklığı: Özellikle Baksan ve çevresindeki dönüşüm projelerinde, müteahhitlik yapan bazı isimlerin, aynı zamanda belediyenin etkinlik organizasyonlarını da “paketlenmiş” şekilde alması dikkat çekici.

  • Yolsuzluk Dosyalarının Odak Noktası: Ahmet Ataç hakkında açılan davaların merkezinde; “Kamu zararı oluşturmak”“İhale kanununa muhalefet” ve “İhaleye fesat karıştırmak” suçlamaları yer alıyor. Müfettişlerin incelemelerinde, işin teslim edildiği tarihler ile ödemelerin yapıldığı tarihler arasındaki uyumsuzluklar ve piyasa değerinin çok üzerinde faturalandırılan hizmetler öne çıkıyor.

Muhalefetin Elindeki “Kritik” Dosya

İYİ Parti İlçe Başkanı Küçükerkan’ın işaret ettiği “ihale şeffaflığı” talebi, belediyeye şu soruyu soruyor:

  • “Son 2 yılda gerçekleştirilen ihalelerin yüzde kaçı rekabete açık (açık ihale) yöntemle yapıldı?” * “Doğrudan temin yoluyla en çok hangi 5 firmaya ödeme yapıldı ve bu firmaların belediyeyle diğer ticari bağları nelerdir?”


Tepebaşı Belediyesi’nde “Adrese Teslim” İhale Sistemi

  • Ekonomik Kayıp: Rekabetin olmadığı her ihale, Eskişehir halkının vergisinden çalınan ekstra maliyettir.

  • Liyakat Krizi: “Bizim firma” anlayışı, şehrin kaliteli ve uygun fiyatlı hizmet almasını engelliyor.

  • Yargısal Risk: Başkan Ataç, “hizmet” gerekçesiyle savunduğu bu ihale yöntemlerinin, aslında hukuki açıdan büyük birer “risk” olduğunu artık gizleyemiyor.



Gönderen: haber



Bir Yorum Yazın
Bu habere yorumlar
Copyright © 2025 - Künye