Dr. Psk. Sevilay Abudaram Uyardı: "Ruh Sağlığı Kusursuzluk Değil, Tüm Duygulara Alan Açmaktır" - Eskişehir Öteki Eskişehir Haber

Eskişehir Sağlık

Dr. Psk. Sevilay Abudaram Uyardı: "Ruh Sağlığı Kusursuzluk Değil, Tüm Duygulara Alan Açmaktır"

Dr. Psk. Sevilay Abudaram Uyardı: "Ruh Sağlığı Kusursuzluk Değil, Tüm Duygulara Alan Açmaktır"
Yayınlama: 20 Haziran 2026 Cumartesi - 831
A+
A-

Duyguların Yeni Kabusu: "Kusursuz Psikoloji" Baskısı İnsanları Kendinden Uzaklaştırıyor!

Sosyal medya ve kişisel gelişim dünyasında artan psikolojik farkındalık, sinsi bir performans baskısına dönüştü. Çift Terapisti Dr. Psk. Sevilay Abudaram, insanların artık üzüntü, öfke veya kırgınlık gibi duyguları doğal bir şekilde yaşamak yerine "doğru ve kontrollü" hissetmeye çalıştıklarını belirtti. "Psikolojik olarak kusursuz görünme" çabasının zihinsel yorgunluğu artırdığını vurgulayan Abudaram, duyguları yönetmeye çalışmanın insanı kendi ihtiyaçlarına körleştirdiğini açıkladı.

İSTANBUL – Son yıllarda sınır koymak, duygusal regülasyon, bağlanma stilleri ve sağlıklı iletişim gibi psikolojik kavramların günlük hayatın merkezine oturması, bireylerin kendilerini tanıması açısından büyük bir avantaj sağladı. Ancak madalyonun diğer yüzünde, bu farkındalık dalgası bireyler üzerinde yepyeni bir ruhsal sansür mekanizması yaratmaya başladı. Birçok insan artık sadece hissetmiyor; hissettiği duygunun tıp literatürüne, modern kişisel gelişim kurallarına ne kadar "uygun" veya "doğru" olduğunu denetleyen bir iç yargıca dönüşüyor. Çift Terapisti Dr. Psk. Sevilay Abudaram, bu tehlikeli döngünün insan doğasını mekanikleştirdiğine dikkat çekti.

Duygusal Olgunluk Mu, Performans Baskısı Mı? "Dengeli Kalacağım" Derken Kendinizi Bastırmayın!

Kendini Tanıma Çabası Sürekli Bir Öz Denetim Döngüsüne Dönüşüyor

Özellikle sosyal medyadaki hap psikoloji içeriklerinin, bireylerin yaşadığı en ufak bir duygu durumuna veya tepkiye devasa anlamlar yükleme eğilimini körüklediğini belirten Dr. Psk. Sevilay Abudaram, farkındalığın bir süre sonra takıntılı bir öz denetim mekanizmasına evrilebildiğini ifade etti. Yaşanılan her negatif duygunun kökenini, çocukluk travmasını veya psikolojik karşılığını bulmaya çalışmanın insanı yorduğunu aktaran Abudaram, "Bireyler artık duyguyu doğrudan deneyimlemek ve o anı yaşamak yerine, onu bir laboratuvar malzemesi gibi sürekli çözümlemeye odaklanıyor. Bu durum iç dünyamızla kurduğumuz o doğal, samimi bağı zedeleyerek ciddi bir zihinsel tükenmişliğe yol açıyor. Unutmamak gerekir ki, duyguların sadece analiz edilmesi değil, göğüslenip hissedilmesi de ruhsal olgunlaşmanın en temel parçasıdır" dedi.

İlişkilerde Görünmez Filtre: Gerçek Duygular Yaşanmıyor, Yönetiliyor

Günümüz dünyasında fiziksel olarak iyi görünme trendinin yerini, "duygusal olarak her an olgun, sakin, sarsılmaz ve kontrollü görünme" imajına bıraktığını hatırlatan Dr. Psk. Abudaram, bu modern duruşun özellikle ikili ilişkilerde görünmez bir performans baskısı yarattığını vurguladı. Bireylerin partnerlerine kırıldıklarında, hayal kırıklığına uğradıklarında ya da öfkelendiklerinde bu hisleri doğal bir şekilde dışarı vurmak yerine, "sağlıklı iletişim kurmalıyım" mantığıyla filtrelenmiş sahte bir soğukkanlılık maskesi taktıklarını belirten Abudaram, sürekli dengede kalma çabasının gerçek duyguları ve acil ihtiyaçları bastırdığını, bunun da uzun vadede ilişkilerde patlamalara ya da derin kopuşlara zemin hazırladığını ifade etti.

"Öfke ve Üzüntü De İnsan Deneyiminin Doğal Bir Parçasıdır"

Psikolojik dayanıklılığın duyguları çelik bir kafes ardında tamamen kontrol altında tutmakla hiçbir ilgisi olmadığını açıkça belirten Dr. Psk. Sevilay Abudaram, sağlıklı bir ruh hali için şu altın uyarıyı yaptı:

“Birçok insan öfke hissettiğinde bunu bir zayıflık görüp bastırıyor, kırıldığında güçlü görünmek adına bunu saklıyor. Oysa öfke, üzüntü, hayal kırıklığı, kıskançlık ve belirsizlik en az mutluluk kadar insan deneyiminin doğal ve kaçınılmaz parçalarıdır. İnsanların kendilerine psikolojik olarak kusursuz olma hedefi koymaları, zamanla kendi öz hakikatlerinden uzaklaşmalarına neden olur. Gerçek ruh sağlığı koruması; duyguları baskılamaktan değil, onları korkusuzca fark etmek, insani bir şefkatle kabul etmek ve çevremize sağlıklı bir biçimde ifade edebilme kapasitemizden beslenir. Kusursuzluğu hedeflemeyi bırakıp, insan olmanın getirdiği tüm iniş çıkışlara alan açmalıyız.”



Gönderen: haber



Bir Yorum Yazın
Bu habere yorumlar
Copyright © 2025 - Künye