Kan Bağışı Hakkında Doğru Bilinenler: Vücuda Zararı Yok, Yeni Hücre Üretimini Tetikliyor - Eskişehir Öteki Eskişehir Haber

Eskişehir Sağlık

Kan Bağışı Hakkında Doğru Bilinenler: Vücuda Zararı Yok, Yeni Hücre Üretimini Tetikliyor

Kan Bağışı Hakkında Doğru Bilinenler: Vücuda Zararı Yok, Yeni Hücre Üretimini Tetikliyor
Yayınlama: 30 Haziran 2026 Salı - 515
A+
A-

Düzenli Kan Bağışı Hayat Kurtarıyor: Kanın Yerini Alabilecek Başka Bir Tıbbi Ürün Yok

Dünya genelinde tıp teknolojileri hızla gelişse de ameliyatlarda ve onkolojik tedavilerde hayati önem taşıyan kanın tek kaynağı hala gönüllü bağışçılar. Uzmanlar, özellikle gençlerin ve sağlıklı bireylerin düzenli kan bağışına katılım göstermesi gerektiğini vurguluyor.

Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Meral Sönmezoğlu, Türkiye’nin yıllık kan ihtiyacının yaklaşık 3 milyon ünite olduğunu belirterek düzenli kan bağışının hayati önemine dikkat çekti. Günümüzde kanın yerini alabilecek herhangi bir alternatif tıbbi ürün ya da yöntemin bulunmadığını ifade eden Sönmezoğlu, sağlıklı bireyleri sorumluluk almaya davet etti.

"Kan Bağışı Bir Toplumsal Sorumluluktur"

Kendisini iyi hisseden birçok kişinin kan vermeye yeterince zaman ayırmadığını belirten Prof. Dr. Meral Sönmezoğlu, bağış kriterleri hakkında şu bilgileri verdi:

"Peki herkes kan bağışlayabilir mi? Hayır. Kan bağışı için belirli kriterler bulunuyor. 18 ile 65 yaş arasında olan, kendisini sağlıklı hisseden, kronik bir hastalığı bulunmayan ve herhangi bir tedavi görmeyen kişiler kan bağışlayabilir. Birçok kişi kan vermeye yeterince zaman ayırmıyor. Bu nedenle kan bağışını bir toplumsal sorumluluk olarak görüyoruz."

Kan Bağışının Vücuda Bilinen Bir Zararı Yok

Dünya Gönüllü Kan Donörleri Günü kapsamında "Bir damla insanlık hayat kurtarır" mesajının altını çizen Prof. Dr. Sönmezoğlu, kan bağışının sağlık üzerindeki etkilerini şöyle aktardı:

  • Yeni Hücre Üretimi: Kan bağışının vücuda bilinen bir zararı yoktur. Kan verildiğinde oluşan hacim kaybı kemik iliğini uyarır; böylece yeni ve taze kan hücrelerinin üretimi desteklenir.

  • Bağış Günü Dikkat Edilmesi Gerekenler: Kan bağışında bulunan kişilerin, bağış yaptıkları gün aşırı yorucu ve yüksek konsantrasyon gerektiren işlerden kaçınmaları, ayrıca kan verdikleri kolla ağır yük taşımamaları önem taşır.

  • Sağlık Kontrolü: Bağış sürecinde kişilerin kısa bir muayenesi yapılır, bazı testleri uygulanır ve kan grupları belirlenir. Ancak bu sürecin bir sağlık taraması testi amacıyla kullanılmaması, temel amacın alıcıya güvenli kan ulaştırmak olduğu unutulmamalıdır.

Kan Yoluyla Bulaşan Hastalığı Olanlar Bağış Yapmamalı

Bağışlanan kanın güvenli bir şekilde hastalara ulaştırılması sürecinde en hassas noktanın bulaşıcı hastalıklar olduğunu belirten Sönmezoğlu, AIDS, Hepatit B ve Hepatit C gibi yalnızca kan yoluyla bulaşabilen hastalıkları taşıma riski olan ya da taşıyıcı olduğunu bilen kişilerin kesinlikle kan bağışında bulunmaması gerektiğinin altını çizdi.

Türkiye'de kan tedariğinde tek yetkilinin Türk Kızılayı olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Sönmezoğlu, Kızılay’ın 2025 yılında 3 milyon ünite kan bağışına ulaşarak ülkenin yıllık ihtiyacını karşılamayı başardığını belirtti.

Gençlere Çağrı: "Sağlığımızı Paylaşalım"

En güvenilir ve enfeksiyon riski en düşük bağışçı grubunun düzenli kan veren kişilerden oluştuğunu belirten Prof. Dr. Meral Sönmezoğlu, özellikle 18 yaşını yeni dolduran gençlere seslenerek sözlerini şöyle tamamladı:

"Bağışların önemli bir kısmı ilk kez kan veren ya da ihtiyaç üzerine bağış yapan kişilerden oluşuyor. Bizim temel hedefimiz; kan bağışına uygun özelliklere sahip bireylerin, çağrılmayı beklemeden düzenli olarak, en az yılda bir kez kan bağışında bulunmalarıdır. Kan bağışlayabilecek herkese, özellikle de 18 yaşını yeni dolduran gençlere mesajım şudur: Sağlığımızı paylaşalım. Çünkü bir ünite kan, bir insanın hayatını kurtarabilir."



Gönderen: haber



Bir Yorum Yazın
Bu habere yorumlar
Copyright © 2025 - Künye