Türk Kimliği ve Aidiyet Üzerine Ufuk Açıcı Sohbet - Öteki Eskişehir

Eskişehir

Türk Kimliği ve Aidiyet Üzerine Ufuk Açıcı Sohbet

Türk Kimliği ve Aidiyet Üzerine Ufuk Açıcı Sohbet
Yayınlama: 6 Ekim 2026 Salı - 283
A+
A-

Eskişehir Türk Ocağı'nın geleneksel Perşembe Sohbetleri'nin 39. yılı, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel’in konuk olduğu "Bizi Tanımak" başlıklı programla başladı. İnsanın kendini tanıma arayışından toplumsal kimliğe ve ortak aidiyetlere kadar birçok konunun ele alındığı sohbet, dinleyicilerden yoğun ilgi gördü.

ESKİŞEHİR TÜRK OCAĞI'NDA 39. YILIN İLK PERŞEMBE SOHBETİ: "BİZİ TANIMAK"

Eskişehir Türk Ocağı tarafından her yıl düzenlenen geleneksel Perşembe Sohbetleri'nin 39. yılı, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel'in konuşmacı olarak katıldığı özel bir programla açılışını yaptı. "Bizi Tanımak" başlığıyla gerçekleştirilen sohbette; bireysel ve toplumsal kimlik, aidiyet, insani ilişkiler ile Türk kimliğinin tarihsel ve kültürel boyutları kapsamlı bir şekilde ele alındı. Yoğun bir katılımcı kitlesi tarafından takip edilen sohbet, geç saatlere kadar devam etti.

"İnsanı Tanımak Yolculukta, Ticarette ve Komşulukta Mümkündür"

Yunusun "İlim ilim bilmektir / İlim kendin bilmektir" ve "Bir gönüle girmektir" dizelerine atıfta bulunarak konuşmasına başlayan Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, bilginin ancak insanın kendini tanımasıyla değer kazandığını vurguladı. Kimliğin sadece unvanlar veya fiziksel özelliklerle tanımlanamayacağını, sosyal çevre ve ilişkilerle şekillendiğini belirten Prof. Dr. Adıgüzel şu ifadeleri kullandı:

"Beni tanımak istiyorsanız konuşmalarıma bakmayın. Beni tanımak istiyorsanız benimle yolculuk yapın, benimle ticaret yapın, komşuluk yapın. Çünkü insanı asıl oralarda tanırsınız. İnsan kendisini belli bir süre belli bir yerde farklı gösterebilir ama yolculukta, ticarette, komşulukta gerçek hali ortaya çıkar. Bir de iyi olmak yetmez, iyilerle beraber olmak da gerekir."

Rektör Adıgüzel ayrıca Anadolu Üniversitesi'nin 2026-2027 akademik yılını "Nasreddin Hoca Eğitim-Öğretim Yılı" olarak ilan ettiğini hatırlatarak, Nasreddin Hoca'nın olaylara farklı açılardan bakabilme ve dinleme sanatına verdiği öneme dikkat çekti.

"Biz" Kavramı ve Türk Kimliği

Konuşmasında "Biz kimiz?" sorusunu Türkiye ve Türk kimliği ekseninde değerlendiren Prof. Dr. Adıgüzel, Türkiye’nin tarihsel ve coğrafi konumunun çok yönlü bir birikim sunduğunu ifade etti. Eskişehir'in Balkanlar, Kafkasya, Kırım ve Manav kültürlerinin bir arada barış içinde yaşadığı bir şehir olduğunu belirten Adıgüzel, "biz" kavramının etnik kalıpların ötesinde ortak bir aidiyet ve birlikte yaşama iradesi üzerinden kurulması gerektiğini söyledi.

Prof. Dr. Nedim Ünal: "Dil, Din ve Ülkü Birliği Bizim Temelimizdir"

Eskişehir Türk Ocağı Başkanı Prof. Dr. Nedim Ünal ise yaptığı değerlendirme konuşmasında, Fethi Gemuhluoğlu’nun "Önce refik sonra tarik" sözünü hatırlatarak insan yetiştirmenin önemine değindi. Kendi kimlik anlayışını dile getiren Prof. Dr. Ünal şu değerlendirmelerde bulundu:

  • Birlikteliğin Ölçüsü: "Dil birliği, din birliği ve dilek birliği. Ülkü birliği. Buna sahip olanlar bizdendir."

  • Milli Mefkure Mektebi: İnsanlaşmanın ömür boyu süren bir süreç olduğunu belirten Ünal, Türk Ocağı bünyesindeki Milli Mefkure Mektebi ile gençlerin kendilerini inşa etmelerine katkı sunduklarını ifade etti.

Program, katılımcıların sorularının yanıtlanmasının ardından Şube Başkanı Prof. Dr. Nedim Ünal'ın Rektör Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel’e şükran beratı ve hediye takdimiyle sona erdi.



Gönderen: haber



Bir Yorum Yazın
Bu habere yorumlar