Ulusal Basından Yerel Derebeylerine; Medya Tetikçiliğinin Kirli Yüzü - Öteki Eskişehir

Eskişehir

Ulusal Basından Yerel Derebeylerine; Medya Tetikçiliğinin Kirli Yüzü

Ulusal Basından Yerel Derebeylerine; Medya Tetikçiliğinin Kirli Yüzü
Yayınlama: 25 Ekim 2026 Pazar - 125
A+
A-

“Kalemin Tetikçilikte, Medyanın Mafya Operasyonlarında Kullanıldığı Çağdayız!”

“Her seçim dönemi, ….. gazetesi olarak kendisini desteklediğimiz A.Y, bizim desteğimizle Memur-Sen şube başkanlığını da kazanmış ve iki koltuğu birden idare ediyordu.

İşte önceki gün yapılan kongrede … gazetesi olarak desteğimizi çekince Sağlık-Sen başkanlık seçimini de kaybetmiş oldu!”

Yukarıdaki metin;

Ordu’daki yerel bir gazetenin sütunlarında coşkuyla kusulan bir kirli itiraf!

Aslında bize çok tanıdık bir hikayenin minyatür bir kopyası gibi geldi;

“Biz destekledik kazandı, desteğimizi çektik kaybetti!”

Bir sendika seçimini bile krallık devirme seviciliğine çeviren bu yerel kibir, aslına bakarsanız küresel ve ulusal medyanın onlarca yıldır bu ülkeye ve dünyaya ezberlettiği, kalemin namusunu ziftleyen o büyük vesayet düzeninin özetidir!

Dün bu ülkenin merkez medyasında, Aydın Doğan İmparatorluğu’nun Kapıkulu Ertuğrul Özkök ve diğerleri, kendilerine tahsis edilen köşelerinden;

“Hükümetler Kurar, Hükümetler Yıkarız!” şeklinde caka katanlar kimlerdi?

Manşetlerle bakan istifa ettiren,

Kağıttan kaplanlar yaratan,

Kendi elleriyle iktidar kürsüsüne çıkardıkları figürlerin, çıkarlarına çomak sokulduğunda ipini çeken o kudretli kalemler kimlerdi?

Bugünkü yerel tetikçilerin atalarıydı!

O günler Ankara’nın koridorlarında, patronların iş takipçiliğiyle hizaya sokulan siyaset, bugün yerelde bir sendika başkanına yapılan bu pervasız kumpasın ta kendisiydi!

Arada sadece ölçek farkı vardı;

Zihniyet, kibir ve gayrı ahlaki seviye ve karakter tıpkısının aynısıydı!

Öyleyse soralım;

“Önceki seçim dönemlerinde destekliyordunuz da, şimdi neden desteğinizi çektiniz?”

Haberinizdeki üslubunuzdan ilkokul seviyesindeki bir çocuk bile şunu anlayacaktır;

“Aramızda Çıkar Çatışması Oluştu, Desteğimizi Çektik!”

Dayımızın da ilgisini çekmiş, haklı olarak soruyor;

“Peki Sayın Gazeteci(!), Yeni Seçilen Başkanla Çıkarlarınız Örtüşecek mi?”

*****

Medyanın varlık nedeni hakikati aramak, halkın haber alma hakkını korumak ve iktidarları kamu adına denetlemektir.

Ne var ki dünden bugüne bu kutsal misyon gasp edilmiş!

Medya, hakikatin savunucusu değil, sermayenin, küresel odakların ve yerel baronların tetikçilik mekanizmasına kadar dönüşmüştür!

Bunu küresel ölçekte görmek için çok uzağa gitmeye gerek yok.

Rupert Murdoch’ın imparatorluğundan tutun da Atlantik ötesindeki devasa medya tekellerine kadar, medyanın asıl işlevi "bilgilendirmek" değil, "şekillendirmek"tir!

Irak’ta masum insanları katleden o sahte kimyasal silah yalanlarını manşetlerine taşıyanlar da,

ABD’de ya da Avrupa’da kendi çıkarlarına gelmeyen liderleri karalama kampanyalarıyla siyaset sahnesinden silenler de aynı zihniyetin ürünüdür!

Küresel medya, hangi ülkeye hangi rejimin "ihraç edileceğini",

Hangi liderin "diktatör",

Hangi darbecinin "demokrasi kahramanı" ilan edileceğini belirleyen küresel bir operasyon merkezi gibidir!

Yerelde bir yerel gazete, bir sendika başkanı devirip bunu gururla yazarken, küresel medya patronları okyanus ötesinden halkların iradesine parmak sallamakta, seçimlere müdahale etmekte ve kitleleri istedikleri gibi maniple etmektedirler!

Medya artık dördüncü kuvvet değil; demokrasinin kalbine saplanmış gayriresmi bir vesayet hançeridir!

Bugün gazetecilik sıfatını üzerine geçirmiş bu yapıların yaptığı şey, kalemle yapılan birer yargısız infazdır!

Kendi çıkarları var olduğu sürece sırt sıvazlayan, çıkarları bittiğinde ya da biat edilmediğinde karakter ve itibar suikastı düzenleyen bu kirli düzen, basının onurunu kirletmekten öte hiç bir iş yapmamaktadır!

Ancak unutulmasın ki;

Bu millet, köşelerinde kibir kusanların,

Kalemini kiraya verenlerin,

Ve tetikçiliği marifet sananların maskesini her seferinde düşürmüştür!

Tarih, bu vesayetçi kalıntıları değil, her şeye rağmen kalemin ve vicdanın namusunu savunanları yazacaktır!

Mahmut Çetin

 

 





Bir Yorum Yazın
Bu habere yorumlar