Uzun ve Kaliteli Bir Yaşam İçin Hücresel Düzeyde Yaşlanma Karşıtı Stratejiler - Öteki Eskişehir

Eskişehir

Uzun ve Kaliteli Bir Yaşam İçin Hücresel Düzeyde Yaşlanma Karşıtı Stratejiler

Uzun ve Kaliteli Bir Yaşam İçin Hücresel Düzeyde Yaşlanma Karşıtı Stratejiler
Yayınlama: 2 Ekim 2026 Cuma - 223
A+
A-

Acıbadem Kadıköy Hastanesi Geriatri Uzmanı Prof. Dr. Berrin Karadağ, 1 Ekim Dünya Yaşlılar Günü kapsamında yaptığı açıklamada, aileden gelen genetik hastalık risklerinin kaçınılmaz bir kader olmadığını belirtti. Genç ve orta yaşlardan itibaren benimsenecek doğru beslenme, kas gücünü koruma, kaliteli uyku ve stres yönetimi gibi alışkanlıkların biyolojik saati yavaşlatacağını vurgulayan Karadağ, yaşlılıkta dinç kalmanın hayati yollarını aktardı.

GENETİK RİSKLERİNİZİ YAŞAM ALIŞKANLIKLARINIZLA AZALTABİLİRSİNİZ

Yaş almak kaçınılmaz bir süreç olsa da yaşlanmanın nasıl gerçekleşeceği yalnızca takvim yaşıyla belirlenmiyor. Toplumda yaygın olan "Annemde, babamda hastalık var; genetik kaderim bu" anlayışının yanlış olduğuna dikkat çeken Geriatri Uzmanı Prof. Dr. Berrin Karadağ, durumu dikkat çekici bir benzetmeyle açıklıyor. Japonya'nın bir deprem ülkesi olmasına rağmen sağlam binalarla yıkımı engellemesi gibi, insanların da riskli genetik altyapıya rağmen inşa edecekleri sağlam yaşam alışkanlıklarıyla hastalıklara karşı vücutlarını koruyabileceklerini vurguluyor.

Prof. Dr. Berrin Karadağ, gençlik ve orta yaş yıllarından itibaren uygulanması gereken ve yaşlılıkta fiziksel ile zihinsel dinçliği sağlayan temel yaklaşımları şöyle sıralıyor:

Hücresel Yaşlanmayı Yavaşlatan Beslenme ve Bağırsak Sağlığı

İşlenmiş, yüksek kalorili ve şekerli gıdalar hücresel seviyede paslanmayı hızlandırıyor. Zayıflatılmış hücresel yaşlanma için antioksidan, zeytinyağı, sebze, meyve ve lif bakımından zengin Akdeniz tipi beslenme modelinin benimsenmesi gerekiyor. Bununla birlikte "ikinci beyin" olarak adlandırılan bağırsak mikrobiyotasını korumak da kritik bir rol oynuyor. Yoğurt, kefir, turşu gibi fermente gıdalar ile bol lifli besinler tüketmek, vücuttaki kronik iltihaplanmayı baskılayarak hem bağışıklığı hem de ruh halini destekliyor.

Kas Rezervini, Kemik Gücünü ve Damar Sağlığını Koruma

İleri yaşlardaki en büyük biyolojik tehditlerden biri olan kas kaybına karşı yalnızca yürümek yeterli olmuyor. Haftada en az iki gün kasları zorlayan direnç ve ağırlık egzersizleriyle kas kütlesini korumak, eklemlere binen yükü azaltarak bağımsız hareket edebilmeyi sağlıyor.

Tüm bu sistemin dokulara oksijen taşımasını sağlayan damarları korumak için ise sigara, alkol ve aşırı tuzdan uzak durulması, tempolu yürüyüş veya yüzme gibi kardiyo egzersizleriyle damar esnekliğinin muhafaza edilmesi gerekiyor. Kemik ve hormon dengesi için D vitamini, B12 ve magnezyum gibi değerlerin kulaktan dolma bilgilerle değil, mutlaka hekim kontrolünde yapılan kan analizlerine göre takviye edilmesi önem taşıyor.

Gece Onarımı, Stres Yönetimi ve Yeterli Su Tüketimi

Vücudun gece bakımı olan uykuda, melatonin ve büyüme hormonu gibi anti-aging hormonlar en üst seviyede salgılanıyor. Her gece 7-8 saatlik kesintisiz uyku, beyinde biriken zararlı protein atıklarının temizlenmesine yardımcı oluyor. Chronic stres ise hücrelerin enerji santralleri olan mitokondrilere zarar vererek DNA'yı koruyan telomerleri kısaltıyor; bu nedenle meditasyon veya doğa yürüyüşleriyle kortizol seviyesini dengelemek büyük önem taşıyor.

Öte yandan, yaş ilerledikçe azalan susuzluk algısına karşı masada her zaman su bulundurmak; kanın koyulaşmasını önlemek, cildin elastikiyetini korumak ve hücreleri toksinlerden arındırmak için hayati bir gereklilik olarak öne çıkıyor.

Bilişsel Esneklik, Sosyal Bağlar ve Proaktif Tıp

Zihinsel inzivaya çekilmek yerine yeni bir dil öğrenmek, enstrüman çalmak ve bulmaca çözmek gibi aktiviteler beyindeki sinirsel bağları canlı tutuyor. Güçlü sosyal ilişkiler kurmak yalnızlığı engelleyerek biyolojik yaşı genç tutmaya katkı sağlıyor.

Sağlıklı yaşlanmanın son ve en önemli kuralı ise "proaktif tıp" anlayışını benimsemek. Tansiyon, şeker ve kolesterol değerlerinin düzenli takibi, yaşa uygun taramalar ile aşıların yaptırılması, henüz hastalıklar ortaya çıkmadan önlem almayı ve yaşam kalitesini ömür boyu korumayı mümkün kılıyor.



Gönderen: haber



Bir Yorum Yazın
Bu habere yorumlar