Filtreli Yüzlerin Sonu Geldi: Dijital Mükemmellik Yerini Sahiciliğe Bırakıyor
ESTETİKTE TEK TİPLEŞME DEVRİ KAPANIYOR: İNSANLAR KENDİ YÜZLERİNİ GERİ İSTİYOR
Güzellik standartlarında ve estetik müdahale tercihlerinde son dönemde radikal bir değişim yaşanıyor. Yapay, abartılı ve birbirinin benzeri yüz hatları yerine; daha doğal, dinlenmiş ve kişisel özellikleri ön plana çıkaran yaklaşımlar tercih ediliyor.
Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, toplum genelinde yükselen "sahicilik" ve "doğallık" arayışını psikolojik boyutlarıyla değerlendirdi.
"Tek Tipleşmekten Bıktık, Filtreler Kabusa Dönüştü"
Son yıllarda sosyal medyanın da etkisiyle sunulan pürüzsüz ve filtrelenmiş görünüm baskısının kitlesel bir yetersizlik hissi oluşturduğunu belirten Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, insanların artık "tek tipleşmekten sıkıldığını" ifade etti.
İnsan zihninin doğası gereği özgün olanı aradığını vurgulayan Beyaz, hikayesi silinmiş pürüzsüz yüzlerin güven yerine yabancılaşma hissi verdiğini belirterek şunları söyledi:
"İnsanlar kendi yüzlerindeki yaşanmışlığı, o ufak asimetrileri, yani onları kendileri yapan o tanıdık hali geri istiyor. Ekranda yarattığımız hatasız silüet ile sabah aynada karşılaştığımız gerçek yüzümüz arasındaki uçurum büyük bir yük oluşturdu. İnsanlar o steril mükemmelliğin soğukluğunu fark edip kusurların içindeki sıcaklığı ve sahiciliği yeniden keşfediyor."
Donuk Mimikler İletişimi Ve Empatiyi Zayıflatıyor
Estetik müdahalelerde dozun kaçmasının yüz ifadelerini dondurduğuna ve duygusal iletişime engel olduğuna dikkat çekilen açıklamada, insanların artık "duyguları alınmış bir vitrin mankeni" gibi görünmek istemedikleri kaydedildi. Mimiklerin insanları birbirine bağlayan en temel unsur olduğunu belirten Beyaz, yaş almanın izlerini silerken empati yeteneğini ve insani bağları kaybetmemenin önemine değindi.
"Müdahale Edilmesi Gereken Yer Cilt Altı Değil, Öz Değer Algısı"
Estetiğin hangi noktada öz bakım, hangi noktada ise psikolojik bir problem olduğunun altını çizen Klinik Psikolog Beyaz, durumun kişinin aynadaki yansımayla kurduğu ilişkiyle doğrudan bağlantılı olduğunu vurguladı.
Aşırı müdahale isteğinin altındaki psikolojik süreçler şu tespitlerle özetlendi:
-
Sağlıklı Öz Bakım: Bedenle barışık olmak ve tazelenmek amacıyla yapılan küçük müdahaleler güzel bir kıyafet giymekle eş değer görülüyor.
-
Kaçış ve Yetersizlik: Aynaya bakıldığında sürekli düzeltilmesi gereken bir kusur görülüyorsa estetik bir bakım değil, içsel tatminsizlikten kaçış aracına dönüşüyor.
-
Öz Değer Sorunu: İşlem bittikten kısa süre sonra tatmin duygusu kayboluyor ve göz sürekli başka bir kusura takılıyorsa müdahale edilmesi gereken alan cilt altı değil, öz değer algısının kendisi oluyor.
'Kendimi daha güzel hissetmek istiyorum' yaklaşımının mevcut değeri kutladığını belirten Beyaz, 'Kendimi olduğum gibi kabul edemiyorum' düşüncesinin ise öz değeri sadece dış görünüme bağladığını ve estetik yapılsa dahi içsel boşluğun dolmayacağını hatırlattı.
Gönderen: haber



